Sağlık Çalışanları Tükendi

SAĞLIK ÇALIŞANLARI TÜKENDİ..

Dünya genelinde süregelen pandemi süreci,tüm toplumları etkisi altına alıp,alıştığımız yaşam şekli birden bire değişiverdi ve maskeli hayata geçtik tabiri caizse.

Sürekli maske takmak zorunda olduğumuz için mi sizlere ulaşmıyor acaba bizim bu haykırışlarımız,anlam vermek güç..

Her yaş grubundan meslektaşımı dinliyorum.Kimi dinlesem tepkisi aynı.

Kendini değersiz hissetme, boşvermişlik, yıpranmış bi psikoloji.Bedenen beynen sürekli devam eden bir yorgunluk hali..Tükenmişlik.

Ve buna rağmen iş ev arasında sürekli mekik dokuyarak, az uykuyla, evinde yuvasında evladını bir başına koyup, sürekli ailesine hastalık bulaştırma korkusuyla yaşaya yaşaya, yinede işinin başına gitmek zorunda bu ülkenin sağlık emekçileri..

Belki dünya üzerindeki en kutsal mesleği yapıyoruz.Hayat kurtarmak ve insan sağlığının üstünde bir şey yok şu dünyada..Fakat karşılığında görmemiz gereken saygı, değer..hiçbirini göremiyoruz.

Neden?

Bir sürü görev şehidimiz var..Covid-19 ile sahada savaşırken hastalanıp,ailelerini ve bütün sevenlerimi gözü yaşlı,hayatıyla birlikte bütün hayallerini yarım bırakıp öylece ölüp giden..

Ve hâla daha, çıkıp da kimse, covidden ölen sağlık çalışanları şehit sayılacak cümlesini söylemiyor..

Ne ara bu kadar gözden çıkarıldık?

Saati dolduğu dakika bir okul kapısı kapatılıp kilitlenir. Bankalar saat beş dediği dakika kapanır. Pazardaki manav bile, sabahın köründe kalkıp akşamın soğuğuna kadar çalışır belki, ama sonunda tezgahını kapatır ve gider.

Otogarlar yada havaalanları kapanmaz belki.Ama bi otobüs bi saat gecikse de olur, günlük yüz otobüs kalkıyormuş elli kalksa da olur..

Ama hastaneler asla kapanmaz.. Asla, solunum cihazına bağlı bir hasta, başında hemşiresi olmadan sabahlamaz..
Sağlıkta dakikaların bile değil saniyelerin kıymeti altından fazladır..

Ve bugün, yoğunbakımlarda, yatan hasta servislerinde insanlar, bilinçleri son dakkaya kadar yerinde ola ola, nolur biraz daha bekleyin beni makineye bağlamayın diye diye(bir daha o makineden ayrılamayacağını bilirmişçesine), boğula boğula can veriyor..

Bizler..O giyince uzaylıya benzediğimiz tulumların,uzun süre kullanımda baş ağrısı nefes darlığı yapan o kalın maskelerin altında,sırılsıklam terlemiş bi halde, bütün bu bu acılara şahidiz..Ve insanımızın yanındayız son saniyesine kadar..İnsanların o çaresiz hallerine aileleri değil bizler şahidiz birebir..Ve böyle içler acısı bi durumla savaşmaya çalışıyoruz..

Eğer ki içimizde görev aşkı olmamış olsaydı..Eğer ki hayat kurtarmak,bu kadar kıymetli olmasaydı,bu meslek; kapıları kapatıp da gidilemeyecek kadar önemli bir meslek olmasaydı. Bugünün şartlarında, Türkiye şartlarında, bu mesleği yapacak bir insan dahi tanımıyorum ben..

Emekliliği gelmiş arkadaşım emekli olmak istiyor.Artık dayanamıyorum diyen arkadaşım işi bırakmak istiyor,depremzede arkadaşım sadece birkaç gün evladının başında durabilmek için izin istiyor..YASAK!..
Atama bekleyen arkadaşım dört gözle bekliyor..Alım yok..

Ek değil tek ödeme istiyoruz diyoruz. Ek ödeme yazısı yayınlanıyor. Din Görevlisi %100 tavan ödeme, doktor yada hemşire grubu %45-50 herneyse rakamların canı cehenneme..
Kimsenin mesleğine dil uzatmak,ayrışmak değil amacımız.Her meslek grubu kendi alanı üzere kutsaldır.
Ve bu yazı bütün sağlık çalışanları adına yazılmış bir yazıdır.

Ama ironik bir durum var gören her göz bunu yorumlayabilir..

Aylarca Twitter’da meslektaşlarım,bakanlığa, sendikalara, sosyal medya kullanan tüm topluma sesini duyurmaya çalıştı..
Sonuçlara gelince..Hiç..

NEDEN?

Sağlık durursa,eğitim durur.Sağlık durursa hayat durur.Sağlık çalışanlarına kulak verin artık…TÜKENDİK…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir